Bu makalede
Güncelleme 13 Eylül 2026
Bir işverenin, eşin, ev sahibinin veya başka bir kişinin “seni sınır dışı ettiririm” diyerek para istemesi, ilişkiyi sürdürmeye zorlaması ya da çalıştırmaya devam etmesi ciddi bir baskı yaratabilir. Bu kişinin sınır dışı kararı verme yetkisi yoktur. Bununla birlikte söylenen her sözün hukuki niteliği aynı değildir. Talep edilen davranış, kullanılan yöntem, olayın bütünü ve mevcut tehlike birlikte değerlendirilir.1,2
Yabancıların suç bildirme ve hukuki korunma isteme hakları vardır. İkamet sorunu bulunması, tehdit veya şiddeti hukuka uygun hâle getirmez. Ancak şikâyet etmek, kişinin göç mevzuatı bakımından bütün sorunlarının ortadan kalkacağını da garanti etmez. Bu makale, acil güvenlik ihtiyacı ile ceza şikâyetini ve gerektiğinde idari başvuruları birlikte düşünmeye yardımcı olur.
Sınır dışı kararını kim verebilir
Sınır dışı etme, kanuni koşulları ve başvuru yolları bulunan bir idari işlemdir. Bir özel kişi, iş ilişkisi veya evlilik nedeniyle yabancının ülkede kalışına tek başına karar veremez. Bir kişinin kamu makamlarına bildirimde bulunabilmesi, bildirdiği her iddianın doğru kabul edileceği veya yabancının otomatik olarak gönderileceği anlamına gelmez. Yetkili makamlar somut durumu mevzuata göre incelemek zorundadır.2,3
Bu ayrım özellikle “poliste tanıdığım var”, “iznini ben iptal ederim” gibi sözlerle korkutulan kişiler için önemlidir. Sözü söyleyenin fiilen ne yaptığı ve hangi belgeye dayandığı araştırılmalıdır. Gerçek bir idari tebligat varsa bunun süresi ayrıca takip edilmelidir; yalnızca tehdidin boş olduğunu düşünerek resmî bir kararı görmezden gelmek doğru değildir.
Öte yandan hukuka uygun bir başvuru yapılacağının söylenmesi her olayda suç oluşturmaz. Bir kişi, gerçek bir uyuşmazlık nedeniyle yetkili makama başvuracağını belirtebilir. Sorun, bu imkânın hukuka aykırı bir talebi kabul ettirmek veya haksız çıkar sağlamak için baskı aracı olarak kullanılıp kullanılmadığıdır. Cümlenin tek başına aktarılması yerine, öncesi ve sonrası da anlatılmalıdır.
Tehdit ve şantaj nasıl ayrılır
TCK m.106, kişinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik saldırı tehdidi ile kanunda belirtilen diğer kötülük bildirimlerini düzenler. TCK m.107 ise, kişinin hak veya yükümlülüğünü baskı aracı yaparak başkasını kanuna aykırı ya da yükümlü olmadığı bir davranışa zorlaması veya haksız çıkar sağlaması gibi durumları ele alır. Şeref ve saygınlığa zarar verecek hususların açıklanacağı tehdidiyle yarar sağlama amacı da ayrıca düzenlenmiştir.1
Örneğin “ücretini istersen seni ihbar ederim” veya “bana para vermezsen özel görüntülerini ailene gönderirim” sözleri, olayın koşullarına göre farklı suçlar ve koruma ihtiyaçları doğurabilir. Bu örnekler hakkında yalnızca bir cümleden kesin hukuki sonuç çıkarılamaz. Kimin ne istediği, hangi zararı bildirdiği ve bunu nasıl ilettiği belirlenmelidir. Fiziksel güç kullanılmışsa veya kişi alıkonulmuşsa değerlendirme yalnızca tehdit ve şantajla sınırlı kalmayabilir.
Şikâyetçinin suç maddesini doğru seçmek zorunda olduğu düşüncesi başvuruyu geciktirmemelidir. Söylenen sözler mümkün olduğunca gerçeğe uygun aktarılmalı, yabancı dildeki ifadeler özgün biçimiyle korunmalıdır. Aynı kelimenin farklı dillerdeki anlamı veya çeviride yumuşatılması, tehdidin niteliğinin anlaşılmasını etkileyebilir.
Acil tehlikede öncelik güvenliktir
Yakın bir saldırı riski, zorla tutulma veya devam eden şiddet varsa acil yardım istenmelidir. Kolluğa ulaşmak ve güvenli bir yerde bulunmak, önce bütün belgeleri tamamlamaktan daha öncelikli olabilir. Yardım isteyen kişi bulunduğu yeri, saldırganın yakınında olup olmadığını, silah veya başka tehlike bulunup bulunmadığını ve çocukların durumunu açık anlatmalıdır.
Tehdit eden kişiyle yalnız buluşarak “meseleyi kapatmaya” çalışmak güvenliği artırmayabilir. Eşya veya pasaport geri alınacaksa, riskli bir görüşmenin nasıl güvenli gerçekleştirileceği yetkili birimlerle değerlendirilmelidir. Yaralanma veya sağlık sorunu varsa sağlık kuruluşuna başvurulmalı, olayın ne zaman ve nasıl gerçekleştiği doğru anlatılmalıdır. Acil yardım ihtiyacı, ceza dosyasındaki delillerin tamamlanmasını beklememelidir.
Telefon veya hesapların karşı tarafın erişiminde olması da güvenlik planında dikkate alınmalıdır. Şifre ve konum paylaşımı gibi konular güvenli bir cihaz üzerinden değerlendirilebilir. Bununla birlikte mevcut yazışmaların silinmesi, delillerin de kaybolmasına yol açabilir. Güvenliği sağlayan önlemler ile özgün kayıtları koruma ihtiyacı birlikte düşünülmelidir.
6284 sayılı Kanun kimleri korur
6284 sayılı Kanun, şiddete uğrayan veya şiddet tehlikesi bulunan kadınları, çocukları, aile bireylerini ve tek taraflı ısrarlı takip mağdurlarını korumaya yönelik düzenlemeler içerir. Yabancı olmak bu kapsamda korunma istemeye engel değildir. Ancak aralarında aile ilişkisi veya takip olgusu bulunmayan yetişkin erkekler arasındaki her ticari tehdit için kanunun bütün tedbirlerinin kendiliğinden uygulanacağını söylemek de doğru olmaz. Kapsam somut olay üzerinden belirlenir.4,5
Koşulları varsa yaklaşmama, iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme, müşterek konuttan uzaklaştırma, barınma veya geçici koruma gibi tedbirler gündeme gelebilir. Hangi tedbirin kim tarafından verileceği ve uygulanacağı kanunda düzenlenmiştir. Mağdurun ihtiyaçları açıkça anlatılmalıdır: Aynı evde yaşanması, iş yerinin bilinmesi, çocukların okuluna gelinmesi veya sürekli farklı numaralardan aranması farklı önlemler gerektirebilir.4
Koruyucu tedbir kararı için şiddeti gösteren delil veya belge aranmaz. Önleyici tedbirlerin de kanunun amacını tehlikeye düşürecek biçimde geciktirilmemesi gerekir. Bu güvence, ceza davasında hiçbir araştırma yapılmadan suçluluk kararı verileceği anlamına gelmez. Korunma ihtiyacı ile cezalandırma için gereken inceleme farklıdır. Varsa deliller sunulur; ancak sırf henüz rapor alınamadığı için korunma talebi ertelenmemelidir.4,5
Adres gizliliği ve destek ihtiyacı
Tehdit eden kişinin yeni adresi öğrenmesi ciddi risk yaratacaksa bu durum başvuruda açıkça belirtilmelidir. 6284 sayılı Kanun kapsamında gerekli görülmesi hâlinde kimlik, adres ve koruma açısından önemli diğer bilgiler için gizlilik tedbiri alınabilir. Bu işlem her dosyada otomatik gerçekleşmez; ihtiyaç ve riskin ilgili makama bildirilmesi önemlidir.4
Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri ile ilgili sosyal hizmet birimleri, kapsamlarına giren kişiler için destek ve yönlendirme sağlayabilir. Barınma, çocukların güvenliği, dil ihtiyacı ve hukuki yardım ayrı ayrı ifade edilmelidir. Ceza şikâyeti verilmiş olması, barınma sorununun kendiliğinden çözüldüğü anlamına gelmez. Başvurunun yalnızca suç anlatımından ibaret tutulmaması bu nedenle önemlidir.5
Koruma kararı verilirse kararın kapsamı ve süresi öğrenilmeli, ihlal edildiğinde olay yeniden bildirilmelidir. Tedbirin varlığı fiziksel tehlikenin kesin olarak bittiği anlamına gelmez. Yeni mesajlar, yaklaşma veya üçüncü kişiler aracılığıyla baskı gibi davranışlar tarihleriyle kaydedilmelidir.
Delilleri hukuka uygun biçimde korumak
Mesajlar, sesli mesajlar, e-postalar, arama kayıtları ve tanık bilgileri dosyanın anlaşılmasına yardımcı olabilir. Ekran görüntülerinde hesap adı, tarih ve konuşma bağlamı korunmalıdır. Yabancı dildeki kayıtlar silinmemeli; yalnızca kişinin kendi yaptığı Türkçe özetle yetinilmemelidir. Özgün içerik, çevirinin doğruluğunun değerlendirilmesini de sağlar.
Gizli ses kaydı konusunda her olayda geçerli bir “serbesttir” kuralı yoktur. Haberleşme ve özel hayatın korunmasına ilişkin hükümler de dikkate alınmalıdır. Olayın özelliklerine bağlı hukuki değerlendirme gerektiren bu konuda, başkasının cihazına girmek veya içerikleri sosyal medyada yayımlamak delil saklamaktan farklıdır. Mevcut kayıtlar yetkili makama sunulmalı; yeni bir hukuka aykırılık yaratacak yöntemlere başvurulmamalıdır.1
Başvuruda yalnızca en son tehdit değil, baskının ne zamandır sürdüğü de anlatılmalıdır. Önceden verilen para, ücretsiz çalışma, pasaportun tutulması veya çocuğun kullanılarak baskı yapılması olayın bütününü gösterebilir. Hatırlanmayan tarihler kesinmiş gibi yazılmamalı, yaklaşık zaman olduğu belirtilmelidir.
Çalıştırma baskısı insan ticareti boyutuna ulaşabilir
İnsan ticareti, her ücret uyuşmazlığı için kullanılabilecek bir ad değildir. Bununla birlikte tehdit, cebir veya kişinin çaresizliğinden yararlanılması yoluyla zorla çalıştırma ya da başka sömürü amaçları bulunan olaylar bu yönden de incelenmelidir. Pasaportun alınması, ayrılmanın engellenmesi ve sınır dışı tehdidinin birlikte kullanılması önemli araştırma konularıdır. Suçun oluşması kanundaki unsurların somut olayda bulunmasına bağlıdır.1,6
Göç İdaresinin insan ticaretine ilişkin açıklamaları, işverence sınır dışı tehdidiyle çalıştırılma gibi durumlara da dikkat çeker. İnsan ticareti mağduru olduğu veya olabileceği değerlendirilen kişiler için özel destek ve ikamet hükümleri bulunur. Ancak yalnızca başvuruda bu sözcüğün kullanılması otomatik mağduriyet tespiti veya ikamet izni doğurmaz; ilgili değerlendirme yapılmalıdır.6,2
Şikâyet ile ikamet dosyasını birlikte takip etmek
Suç bildirimi Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa yapılabilir. Türkçe yeterince bilinmiyorsa tercüman ihtiyacı belirtilmelidir. İkamet ihlali bulunan kişiye, şikâyet nedeniyle hiçbir idari işlem yapılmayacağı yönünde güvence verilmesi doğru değildir. Buna karşılık bu ihtimal, şiddete katlanılması gerektiği anlamına da gelmez. Ceza ve göç hukuku bakımından durum birlikte değerlendirilmelidir.7,2
Pratik olarak kimlik belgeleri, mevcut izin veya koruma belgesi, tehdit kayıtları ve varsa idari tebligatlar aynı dosyada hazırlanabilir. Öncelik güvenliğin sağlanması, tehdidin somut biçimde bildirilmesi ve uygun koruma yolunun kullanılmasıdır. Karşı tarafın iddia ettiği gücün gerçekliği ile devletin kanuni yetkileri birbirinden ayrıldığında, hangi başvurunun yapılması gerektiği daha açık hâle gelir.
Kaynakça
Kaynak kontrol tarihi 13 Eylül 2026. Metindeki numaralar aşağıdaki kaynaklara gönderme yapar.
[1] 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu. Özellikle m.20–21, 30, 37–39, 59, 73, 80, 106–107, 132–134, 157–158, 168 ve 204–207. KS Law mevzuat metni. Kaynağa erişim
[2] 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu. Özellikle m.4, 46, 48–49 ve 52–59. Mevzuat Bilgi Sistemi metninin ODTÜ tarafından yayımlanan kopyası. Kaynağa erişim
[3] Göç İdaresi Başkanlığı. Sınır Dışı Etme. Kararlar, yargı yolu, idari gözetim ve süreler. Kaynağa erişim
[4] 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun. Özellikle m.1, 3–5 ve 8. Adalet Bakanlığı, Mevzuat Kitapçığı, Ankara 2024, s.103–118. Kaynağa erişim
[5] Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü. Sıkça Sorulan Sorular. 6284 kapsamı, tedbirler ve ŞÖNİM desteği. Kaynağa erişim
[6] Göç İdaresi Başkanlığı. İnsan Ticareti Sıkça Sorulan Sorular. Sömürü göstergeleri, mağdur desteği ve ikamet. Kaynağa erişim
[7] 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu. Özellikle m.48, 91, 95, 100–101, 109, 147–150, 154, 158, 202, 234 ve 324. Kaynağa erişim
